23 Aralık 2013 Pazartesi

MISERY SIGNALS - A Glimmer Of Hope


Sanki ben yazdım, sanki sana yazdım.





I'm not ready to say goodbye
But the closer we get
The more that it hurts
We've already come this far
Living on stolen moments

I just wanted to understand
Take me back to the places we used to hide
Where the earth moved slowly
And a glimmer of hope was enough

But the gaslights all burned out
You left me here to walk along a burial ground

I don't blame you

We all give up
Eventually


19 Aralık 2013 Perşembe

Güzelim

Birini sahiplenmek bana zarar vermekten başka bi şey yapmadı.
Dünyanın en mutlu insanı yaptı,
Dünyanın en yıkık insanı yaptı. Başka bir şey yapmadı.
Durabildiğine durgunum sevdiğim.
Sahi, sevdiğim dememeliyim, sahip değilim sana, "sevdiği."
Dev bir hatamdı bu duygusal anlamda,
Zamanlarımı öldüren eksiklik verendi.
Lakin düşünüyorum, düşünüyorum
Yine olsa yine yapsam.
Yine ben az da olsa dünyanın en mutlusu olsam.
Sonra yerin dibine tekrar batsam. Yine olsa mı?
Yine olsa...

5 Aralık 2013 Perşembe

Elvedalar

Elveda etmeden elveda edilmez.
Elvedalardan hoşlanmam diyen adamlarda
Ne arar duygusallık kardeşim?
Nasıl istemezsin aylarca uğraşıp doğru kelimeleri seçmeyi
Nasıl istemezsin ağır çekimde yürümeyi
Göz doldurucu
Hüzün yığını
Önemli anların derlemesi bir şarkının
Arkaplanında çalmasını nasıl istemezsin?

Yalnız

Hayatıma düzen getirdim değişmeden. Değişemiyorum zaten.
Seni sevmeyi bıraktım dersem inanma, doğruyu söyleyemem.
Olabildiğince adam olmaya çalışıyorum
İnsanların içindeki güzellikleri görmeye.
Maceraları kafamda kuruyor, başlatmadan bitiriyorum.
Bazen kimsenin beni sevmek için bir nedeni yok diye düşünüyorum.
Alışkanlıklarımı, tarzımı değiştireyim diyorum.
Oysa ben kendim olmazsam pişman olurum, buyum.
Ve bu'nun duygusal olarak bir getirisi yok, varsın olmasın.
Ancak ben yalnız kalıp bunları düşündükçe,
Senin yokluğun o ölçüde vuruyor.
Ya sen severdin beni, belki benim gibi değil ancak,
Sen severdin beni, yalnız hissettirmeyecek kadar severdin.

29 Kasım 2013 Cuma

Haşortfman

En sevdiğim eşofmanım.
Koyu yeşil, bi hayli bol.
Çok eşofmanım yok.
Bol ama uzun değil.
Bi de lacivert alt eşofmanım var
O da en sevdiğim alt eşofman.
İkisini giyer, yatağa girer
Yorgan soğuğu yer
Üzen şarkılar dinler,
Durgunlaşır,
Ertesi gün hayata daha çok katmak için kendimi,
Söz veririm içimden.
Uyur uyanır, sözümü unuturum.

29 Ekim 2013 Salı

Yarım

zor durumlarda, ciğer sıkıntıdaysa
düşünmekten başında akıl kalmadıysa
kırk parçaya bölünmüş biçareysen
kaybolmak istiyorsan veyahut ölmek
çekeceksin fikir silahını dayayacaksın göğsüne
seni yoran ağırlıkların altında ezileceksin
çünkü üzüntüyle bir seferlik ağır yüzleşmek;
büyük acıyla geberip gitmek gibi
oysa sonu geciktirmek
kendini kandırmak, kurtulacağım sanmak
kaçınılmaz işkence gibi.
yokolan insanlar,
bozulan ikilikler genelde ciğeri sıkıyor
güçlü adam ağlamak istemiyor
halının altına süpürüyor hisleri
başka bir şey düşünüyor,
bu kısa sürüyor
yarım kalıyor.
anasını sattığımın dünyasında,
milyarların içinde boğulsa
yediği önünde yemediği arkasında
sevenleri yanında emin dahi olsa
ille de yokolanı arıyor
yine de yarım kalıyor.

4 Ağustos 2013 Pazar

Bir Neden Yok

Beni sevmen için bir neden yok ama
İnsanlar yapmacıklar farkında mısın?
Ben tamamen kendimdim sana karşı,
Kimseye olmadığım kadar ben.

30 Temmuz 2013 Salı

Abi Çok Acayip Müzikler Var Napcaz Onları?

Kulağımın zevki ne kadar değişirse değişsin, benim beğendiğim müziklerin bir ortak noktası var : Söz kalitesi. Şöyle dinlediğinde keşke bu şarkıyı ben yazsaydım bu kelimeler benim kalemimden çıksaydı diye hayıflandıklarım, gönlümü dağlayan dizeler. Lazım olan bu.

Aklınıza gelebilecek her tür tarzdan hoşlandığım parçalar var. Rakı sofralarından ötürü Türk Sanat Musiki'sinden tut Erzincanlı olmamdan ötürü türkü sevdası, ergenlik çağımın muhteşem Rap müziği, son senelerdeki core eğilimi. Ortak noktaları dediğim gibi gönül dağlayan dizeler.

Genre-Nazi liğimi yapmadan geçemeyeceğim çünkü gerçekten müzik tarzları ufak nüanslar ile keskin şekilde ayrılıyor ve ne bileyim, ayırıp sevmeyi seviyorum. Genel olarak en sevdiğim tarz Brutal Metalcore denilen bok. Brütel boku vokalistin standart tonunun low olduğundan, sahne bebeleri gibi gay olmadığından güzel. Metalcore da zaten Hardcore'dan melodikliği ve bol tınılılığıyla ayrılıyor bildiğimiz gibi. 2013'ün en güzel brutal metalcore albümü şu :







STORIES - VOID

Gerçekten hiç kusuru yok.



Bir de Brutal Metalcore'un çok yakını olan Melodic Hardcore tarzı var. Farkı da daha çok duygusal konuları işlemesi. Ayrılık, aşk, hüzün, 7 mevsim gelmedin vs.
Ve gerçekten muhteşem örnekleriyle tanıştım, aşka geldim bu tarza. En iyi örneği, ciğerimi en iyi anlatan albüm olarak tanımladığım albüm şu (Alican nasıl biridir öğrenmek isteyen dinleyebilir):



OF VIRTUE - HEARTSOUNDS (2011)

Değeri bilinmemiş bir albüm, kaynamış gitmiş arada. Ciğerimin sesleri, heartsounds.


2013'te şimdiye kadar kulağa kusursuz gelen albümlerden biri Stories - Void dedik. Ama bir de kusursuz Melodik Hardcore albümü var. Bu yazıyı asıl yazma amacım da o:




OF GLACIERS - HEART MUSEUM

Sadece dinleyin demek istiyorum. Gönül böyle dağlanır, tüm sevdiklerime, çok sevdiklerime armağan olsun Heart Museum

19 Temmuz 2013 Cuma

Demiştim Ki

demiştim ki
katı görünen içi bazen çorba gibi olan bi adamım
acziyetim;
her "ufaktan bi' şeyler karalayayım" dediğimde
karaladıklarımın aynı kapıya çıkmasından,
aynı güzelin aklına sokabileceğimi ummamdan,
yine bi sikim başaramamamdan,
kolaylıkla anlaşılabilir.

Aciz

eksildiğimi hissediyorum
asla elmanın iki yarısıydık diye düşünmezdim
çünkü beterken aramız
içimizden biri çürük olurdu o zaman
seni öyle adledemezdim.
şimdi ben bir yarım elma olarak
kimseye yamanamam
beni al diyemem
kendimi tanıtamam
yıllardır tüm kalbî gücümü
sana kendimi anlatmaya harcamışken
'bak ben böyle severim işte, böyle bir delikanlı karşındaki'
'böyle bir yürekten konuşuyorum, sözler buğulu boğazımdaki'
demeye çalışmaktan yorulmuşken
hiç bir kokuya, hiç bir tınıya
katiyen ait olamam.
büyümekten acizim
yaşıtlarım sorumluluklar alıp hallediyorlar
benimse şu güne dek aldığım en büyük sorumluluk sen iken,
elime yüzüme bulaştırdım
ciğerime sürdüğüm çıkmaz bir lekesin
paklayamadım, alıştım.

21 Mart 2013 Perşembe

Kısırdöngüden sıkıldım
Ömrümün kaç senesi daha sıralanmış kötü durumları evire çevire yaşayarak geçecek?
Olmuyorsa olmuyordur Alican efendi, zorlamanın anlamı var mı?
Vardı bir ara. Çok mühimdi. Zorlamak değer verdiğimi göstermekti.
Çok şey kazıdım aklına sanmıştım, meğer sustuğumda anlatamamışım vaziyeti.
Az düşünen mutlu arkadaşım.
Benim gibi kendiyle gereğinden fazla yalnız kalan değil.
Çünkü ne zorum varsa dinlediğim lanet olası sanat müziğinin bir dizesi geliyor, belamı sikiyor.
Kaçmak zor değil ama bi türlü alışamadım.
Gidip uyusam rüyama girer.
Düşünmeyeceksin ki rahat edesin. Aynı çalışan iki akıl yok çünkü bu evrende, herkes özel.
Bardağın senin baktığın tarafına bi başkasının bakmamış olması çok doğal.
Bu bakmama tekrar da edebilir. Sorun nedir? Sorun bunu senin sorun etmendir. Siklemeyeceksin.
Kafa yapımız uymuyor diyeceksin, kendi içini önce bi rahatlatacaksın
Nihayetinde ufacık bi fırsat bile yakalasan, inadına güleceksin. Cidden ağrıları azaltıyor. Dene.

25 Şubat 2013 Pazartesi

Yok yok, iyiyim.

Sana adadığım şarkılar nasıl da yalan oldu
Kalitesini hissettiğim sözleri nasıl da manasız
Ne çok değişiyorum amına koyim.
Sözde stabil, kısmi huzurlu, geneliyle mutlu bi yaşamdayım.
20 yaşında ekmek elden su gölden, okuyorum özel okulda yarı burslu.
Hakkını ödemeye çalışıyorum evdekilerin, dinliyorum dersimi
Olmuşum yabani,
Aramıyom etmiyom çok yakınım dediklerimi
Tamam görüşürüz diyom görüşmüyom
Canım buna niye sıkılmıyor? Bu nasıl bi godoşluk?
Canciğer kuzu sarmayı iyi saramamışız be
Ya da tutmamışız adam gibi.
Bi tek kendi başıma kaldığımda bi sıkıntı hissediyorum
Yoksa gün içinde arkadaşlarımla sürekli gülüyorum
Sanırım hayalsiz kaldım ben,
Yarısı gerçekleştiğinden, yarısı suya düştüğünden.
Bi parfüm bi insana ait oluyo her zaman
Birebir.
Yürüyo bi elin kızı savuruyo kokuyu
Diyorum sen hırsızsın!
Sürünme bi daha bu kokuyu.
Sarınma benim eski mutluluğuma
Görünmesin gözüme saçlar
Bulunmasın kulağımda sesler
Kolumda izler..
Ben katı görünen bi adamım
İçim bazen çorba gibi
Üzülürüm belli etmem
Siksen belli etmem
Kendi başıma üzülürüm
Kimseye sıçratmam.
Paylaşıldıkça azalan üzüntülerim olmuyor haliyle.
Şarkılara gömüyom işte
Yeni şarkılara
Eski şarkılar yitiyor ya, başta dedim ya
20 yaşında efendi bi eleman olduğumdan
20lik derman rakısını alıp dertleşemiyom benle
Yok sevgilim.
Aranmıyorum
Bekliyorum bi çift ürkek göz.
Ses tonu güzel olsun
Ama sağlam aşk olsun hee
Hakettim mi bilmiyom da
Ben sevmesini iyi biliyom be
Mühim hissettireyim
İstemediğin kadar mühim.
Lazım olanın katbekatı.
Yeter ki ait ol.
Neyse gidiyom ben, şarkılara katılmaya.

15 Şubat 2013 Cuma

Dayseeker - What It Means To Be Defeated

Tek kelimeyle muhteşem. 2012 ve şimdiye kadarki 2013 için en güzel metalcore şarkısı diyebilirim. Bi düşüniyim bi daha... Evet evet diyebilirim.






So they read the news today, you had vanished without a trace

And you lacked the spine to turn your back and say goodbye

Now you're just a ghost that occupies my thoughts, my every move

All mountains for me to move

Still I tell myself I'll be just fine




All these excuses lead me to a sun never rising again

You were not someone I knew, just someone I learned to see through




You were lying when you said we'd be permanent

When did I become, the one to give up?




When did I become, a transition to the next one?

Maybe this won't need to be repeated

Maybe it's to show me what it means to be defeated




Wasn't it enough, to trade your bed for lust, and tear me limb from limb?




Hopeless heart, held inside of a desperate soul

Smile while you're stabbing me in the back again




Precious knife held inside of a man who waits to die

Could you send, from my skin, and show me one person I can put my trust in

Bring me the sun, wake me up from, my dreams of giving up now

I want to believe there's permanence in me

When did I become the one to give up on?

4 Şubat 2013 Pazartesi

Aklımda

arayıp sormadığıma bakma sen alınma
kötü gün dostuyum, biliyorsun.
güldüğünde beni bulamıyorsun da
ağladığında hep görüyorsun.
kızma ayrıca,
daha mı iyi aksi olsa?
aklımdasın. aklımda.
Ben bencilin önde gideniyim. Bayrak taşıyanıyım. Kendimden başka hiçbir şeyi, kimseyi düşünmem. Aslında biraz dikkatli bakarsanız sizin de öyle olduğunuzu farkedeceksiniz. Nasıl mı? Sesini duymak istemediğiniz, görmek istemediğiniz birine siz sesinizi veya cisminizi sunmazsınız değil mi? Konuşmazsınız, yanına gitmezsiniz. Duygusal konularda da bu böyle. Ben beni sevmesini istediğim kişilere sevgi veriyorum. Kendimi düşündüğümden tamamen, gerçekten. Kiminin üzüntüsünü paylaşıyorum ki ben üzüldüğümde orda olsun. Yoksa umrumda değil.