12 Kasım 2012 Pazartesi

Being As An Ocean - The Hardest Part Is Forgetting Those You Swore You Would Never Forget

// Bu şarkı için pek bi şey diyemicem. Nakaratı hoş, düşük vokali hoş, yüksek vokali ilk dinlediğimde çok gıcık gelmişti ama zamanla normal gelmeye başladı. Bi de altını çizdiğim satırları sevdim.

There sit two lovers
One's eyes intently chasing the other's
She doesn't love him anymore
But he'll stick it out till the end
This he had sworn

Lying awake in bed
Feeling the spot on my chest
Where you used to rest your head


You see love's a funny thing the way it lingers in the mind
No matter what you do or the passing of time
That ember still glows for those lovers behind
No matter if it's well remembered
That light still shines
Good times take precedent over every incident
No matter how poorly spent

So we put on these ridiculous fronts
Like we were just fooling around
Our love was only childish fun
Yet we know different
That it meant something to us
And that piece still lingers in each one that we've loved
So we pick up the pieces
Try and make a half a whole
But in the back of our minds
There's quite a different story to be told
That Love has kissed our lips
That Love has touched our eyes
And no matter how sincere
Love has changed our lives
And even if all love has flown
We'll have a few scars to proudly show
Cause at the end of our lives
We can say, 'At least we tried'

Lying awake in bed
Feeling the spot on my chest
Where you used to rest your head


6 Kasım 2012 Salı

Tabure

Emek her zaman yemeğe eşit değildir. Büyük erdem tabi ki bir şey için yürekle uğraş vermek. Ama istediğini alacaksın diye bir kaide yok.

Bu emek bir insana, değer temasında veriliyorsa, her an bi ayağı kırılacak bir tabure gibisinizdir oturttuğunuz kişi için. Her ne kadar onu yere düşmekten korusanız da, bi ayağınızı kırdığı zaman, hafifçe düştüğü zaman, o vakte kadar düşmekten sakınmanız umrunda olmaz. Aksine, düşürmenizdir konu olan.

Ve değer temasındaki emek hırsızları... Onlardan söz etmek istiyorum. Başarılarının özü başkalarının düşüşleridir. Düşen insanların duygusal eksikliklerinde belirirler, onlara kalitesiz bir tabure olurlar. Her ne kadar şimdiye dek tabure olmamış da olsalar, kalitesiz de olsalar bu düşenin umrunda olmaz. Aksine, oturmasıdır konu olan.

Yemek yemek istiyorsanız, çalın. Benim gibi yapmayın, çalın.