6 Şubat 2015 Cuma

Birini özlemekten nasıl kurtulunur? Denemediğim şey kalmadı.

Özlediğim insanın yaptığı hataları düşünüyorum. Beni eksik bıraktığı, bana yanlış yaptığı her anı içimi rahatlatıyor. Rahatlatıyor da, çok kısa bir süre. Kendimi her sabah uyandığımda her gece yatarken onu düşünürken buluyorum. Bu ayrı kalmada kaybeden var mı, ben miyim? Miyadı doldu mu güzelliklerin? Kendini en rahat biçimde en çok sen olduğun şekilde ifade edebilmenin, bağıra bağıra gülmenin, ağzının kenarları yemek kırıntısıyla doluyken rahat olmanın, erkek adamlığından on dakika ödün verip topluluk içinde gözyaşı dökebilmenin sonu geldi mi? Ait hissetmek öldü gerçi epey zaman önce. Ciğerimde koca bir oda, kapısı kapalı, üstüne binbir kilit vurmuşum. En sevdiğimin odası, içi boş, içim nahoş. Yabancılar giremez, sokmam. Köpeğiydim ben sevdiğimin, bundan sonra da gereğini yapar ve sahibimin evini layıkıyla korurum. Beynimin derinliklerinde, en sağlam yerde, rüyalarımda, hatıralarımda her zaman onunlayım. O benim geçmişim. Geçmişime laf söyletmem, el vurdurmam. Varsın bu sefer kaybedelim be, napayım. Beceremedim. Suç aramıyorum. Ama suçlu olacaksam da olayım, geri getiremeyeceksem ne kadar ah çeksem nafile, bana düşen geçmişime sahip çıkmak. Adam gibi sevmeye devam etmek. İçimden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder