6 Şubat 2015 Cuma

11 Ağustos 2014 02:43

İsyan mı ediyorum? Neye fayda.
Dövünmek eski günlerin geri gelmesi için yırtınmak, boşuna.
Sana mı kızıyorum? Asla.
Dünyanın tüm güzellikleri senin olsun benim canım.
Ben yalnızca kendime üzülüyorum
çünkü yapamıyorum, beceremiyorum.
Sensiz bir beni kabullenemiyorum.
Beni sevmediğin evrende varolamıyorum.
Acıyorum halime, sen saplantısı yedi beni bitirdi.
Bir insanı yıllardır her gün saatlerce düşünmek,
gerçekten acınası bir durum.
En temiz ve güzel duyguları besliyorum hep sana,
ama bu dışardan bakılınca güzel, yaşaması acı veriyor.
Davulun sesi dışarıdan hoş geliyor,
benim kulaklarımı tırmalıyor.
Yakınımda davul çalınıyor gibi, kimseyi tam duyamıyorum.
Bağırarak konuşuyorum dediklerim anlaşılsın diye.
Kimse sen değil, olamayacak.
Kimseyi yerine koymaya dahi kalkışamıyor kalbim.
Soyut cümlelerimi boşver, ben yaşadıklarımı resmetmeye çalışıyorum kelimelerle.
Boşver soyut cümlelerimi, somut olarak acıyor inan. Göğsümün içinde acı hissediyorum, gerçek acı.
Şu an yutkunamıyorum, boğazımda yumru oldu her zamanki gibi.
Beni bırakmayacaktın sen hatırlıyor musun, ben de bırakmayacaktım.
Ben bırakmadım ama sen bıraktın desem kızar mısın?
Günlerdir benzer şeyler düşünüyorum.
Şimdilerde Ege'nin o güzel ilçesindesin.
Geçen sene boğulmak istediğim sulara değiyor tenin.
Bir iki kulaç atıp yüzme keyfine varırken,
Aniden, şimşek gibi hızlı aklıma geliyordun.
Geçen sene bu günlerdi. Bi anda ayaklarım üstünde duruyor,
etraftaki yaz heyecanını, insan cıvıltılarını duyamaz hale geliyordum.
Önüme baktığım halde bulanık görüyordum.
Artık olmadığını düşündükçe donuyordum.
Yüzüstü suya uzanıyordum, gözlerimi açıyordum.
Neredeyse boğulana kadar o halde duruyordum.
Bir albüm dinliyordum o sıralar. Öylesine cuk oturuyordu ki sözleri.
Bu satırları yazarken de açtım arkadan. Dinliyorum.
Şunu aklına kazımanı istiyorum:
TÜM YAŞADIĞIM ŞARKILARI SENİ HATIRLATTIĞI İÇİN, İÇİNE BİZİ KOYDUĞUM İÇİN DOLU DOLU YAŞIYORUM.
YILLARDIR TÜM YAZDIĞIM ŞİİRLER SADECE SANA YAZILDI. BAŞKA KİMSEYE YAZMADIM. SEN BİR HASTALIKSIN.
Düşünebiliyor musun ya, ben düşündükçe kafayı yer gibi oluyorum,
tüm ama tüm eşlik ettiğim duygusal dizeleri sana bağırdığımı düşünebiliyor musun?
Sana açtım dediğim albümdeki şu an çalan satırları yazıyorum:

"It's like being born the only one with eyes
The rest of the world is blind
But then you realise you have nothing to hide

It's like having wings preparing to fly
Out of this shit that we call our lives
But then you realise you are afraid of heights.

Dead man, live again."

Bunları dinliyordum o Ege ilçesinde. Sen benim için gözdün işte kimsede olmayan, kanattın uçmak için.
Allah düşmanıma yaşatmasın bunu. Kimseyi benim seni sevdiğim gibi sevme ki böyle darmadağın olma.

Şunları hissederek okur musun? O kadar benimsedim ki ilk dinlediğim günden bu yana, sanki ben yazdım bunu sana.

"
Absently, you somehow still exist within me.
And I never thought I’d see this day in my life.
But now we are left with a feeling no one can settle with.
And every day your memory is something I battle.
Against the wall your smile is unattainable.
Everything I love, embodied in my memories of us
But now that is lost.
And its something that I can’t shake off.
In all that I do, I only see you.
Don’t forget me now.
Just leave me here
You must free yourself of me.
Leave me here,
Go find yourself without me.
I can’t tell if we are dead or floating.
But leave me here, go find yourself without me.
You can keep your life even if it means I'm without mine.
We push so hard to be cared for knowing we have no light to shine.
Try and think back to all the times,
You changed yourself to fit between the lines.
Not sure that anyone has admired a death like mine.
I am the chip on your shoulder, a linear lifeline.
Absently, you somehow still exist within me,
But I must go on with my life.
Broken homes make the strongest bones.
Just leave me here
You must free yourself of me.
Leave me here,
Go find yourself without me.
I can’t tell if we are dead or floating.
But leave me here, go find yourself without me.
"

Bu şarkıyı öylesine benimsiyorum ki. Her satırına kefilim. Okuyalım mı bi daha:

"Bi şekilde hala içimdesin,
bu günü göreceğimi asla düşünmezdim.
Kabullenemeyeceğimiz bi duygu içinde kaldık.
Hatıran her gün savaştığım bir şey.
Duvarlara karşı, erişilmiyor gülüşüne.
Sevdiğim her şey senli hatıralarımda vücut bulmuş
Şimdiyse kayıplar ve kurtulamıyorum.
Ne yaparsam, seni görüyorum.
Beni unutma,
bırak burada,
kendinden ayır beni
bırak burada,
git kendini bul.
Öldük mü sürünüyor muyuz bilemiyorum,
ama bırak beni, git bul kendini.
hayatına devam et, hayatsız kalmam demek olsa da.
Olmayacağını bile bile, ilgi arıyoruz.
Geriye bak da düşün,
Kendini değiştirdin uyum sağlamak için.
Sanmıyorum ki benim gibi ölüm istesin biri,
Ben bir yanındayım senin, bir ömür boyu.
Bi şekilde hala içimdesin,
ama yaşamaya devam etmeliyim.
Acılar insanı kuvvetlendirir,
Bırak beni burada,
kendini benden ayırmalısın,
bırak burada,
git kendini bul.
Öldük mü sürünüyor muyuz bilemiyorum
Ama bırak beni, git kendini bul."

Şu an zor tutuyorum kendimi. Patlayacağım. Bir başka şarkıda "The words.. unspoken, weigh me down" diyor.
Sana söyleyemediğim şeyler yüzünden çöküyorum ben de. Ben bu şarkıları yaşıyorum. Bu yüzden sevdim onları.

Sana kısa zamanda ulaştırmalıyım bu yazdıklarımı.

Doğumgününde sana şöyle diyeceğim bir mesajla: "Eğer çok yalnız kalır da gidecek kimsen olmazsa bana haber ver. Benden alman gereken bi şeyler var."

En azından bunu demek rahatlatacaktır beni. Tahmin ediyorum sen sabırsız olduğun için sorarsın 50 kere ne alcam diye.

Ama yıllardır emek verdiğim, en duygusal anlarımda çoğunda ağlayarak yazdığım şeyleri ayaküstü okumanı istemiyorum. Senin de duygu dolmanı istiyorum. Hemen vermeyeceğim.
Bi gün yalnız kaldığında, gerçi kalmanı hiç istemem ama, yazarsın ben de blogumun şifresini veririm. Yıllardır ne yazdıysam hepsi sana zaten.

Bitti bu yazım. Telefonda taslaklarda da bi şeyler var. Yolda aklıma geldiğinde yazıyorum. Bi ara bloga geçiricem.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder